7 Ocak 2016 Perşembe

Brandon Sanderson - Elantris Kitap Yorumu


Merhaba. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben beş gündür Elantris okuyorum. Biter bitmez de yorumunu girmek istedim. Yılın ilk kitabı buydu ve muhteşem başladım. Aslında tam olarak nasıl anlatılır bilmiyorum çünkü içinde bir çok olay var.Sanırım en kolayı karakterler üzerinden gitmek. O zaman başlayalım. 



Kitabımızda üç ana karakter var. Raoden, Sarene, Hrathen.

Sarene yirmi beş yaşında bekar bir Teo Prensesi. Siyasi bir anlaşma nedeniyle Kae prensi Raoden ile nişanlanıyor. Bu nişanın bazı yükümlülükleri var. Evlilik gerçekleşene kadar iki taraftan biri ölürse evlilik yapılmış sayılıyor. Sarene ülkesinden Kae'ye geldiğinde kendini dul olmuş buluyor. Bu Sarene için kötü çünkü yaşadıkları dünyada yirmi beş yaşına gelmiş biri evde kalmış sayılıyor. 

Raoden bir sabah uyandığında kendini Shaod'a yakalanmış buluyor ve hemen Elantris'e atılıyor. Atılır atılmaz ise onun için macera başlıyor. Girer girmez elindeki yemek sepetini almak için Elantrian'lar tarafından saldırıya uğruyor. Daha sonra Galladon ile tanışıp Elantris'le ilgili bilgiler alıp aynı zamanda ilk arkadaşını edinmiş oluyor.

Hrathen ise Derethi dininin Gyron'u. Tanrıları Jaddeth ve onun varisi Wyrn. Hrathen Arelon'u Derethi dinine bağlayıp onları katliam'dan kurtarmak için geliyor ve Dilaf adlı fanatik bir rahiple birlikte bu işe başlıyor ancak Dilaf'ın fanatikliği zamanla ona sorun oluyor ancak ondan kurtulamıyor.

On yıl önce Elantris tanrıların şehri idi. Gümüş saçları olan ve Aon'lar sayesinde istedikleri her şeye sahip Elantrian'lar bir anda lanetleniyorlar ve bu olaydan sonra tüccar sınıfı yeni bir devlet kuruyor. Iadon kral oluyor. Elantrian'ar Arelon halkından seçiliyor. Bir gecede insan derisi siyah beneklerle kaplanıyor. Buna shaod deniyor. Bir insan shaod'a yakalandıysa o kişi Elantris'e atılıyor. Konu genel olarak bu. Daha çok fantastik bir dünyadaki siyaset planı diyebiliriz.

Yorumuma gelecek olursak kitap muhteşemdi. Dev gibi bir kitap küçücük puntoları var ama yinede harikaydı. Hiç sıkılmadan okudum. Dev gibi olması ve küçücük puntolarına rağmen aşırı akıcı ve anlaşılır bir kitaptı. Kitabın arkasındaki sözlük kısmı da anlamamızı kolaylaştırmıştı. Özellikle telaffuz konusunda gerçi ben yine yazıldığı gibi okudum ama.. :) Aynı zamanda kitabın üç bölümü var. Başındaki harita da oldukça yardımcı oluyor. Ben yazarın dilini yarattığı dünyayı karakterlerini kısacası kitabın her şeyini çok sevdim. Başından sonuna kadar heyecan hiç hız kesmeden devam ediyor. Sıkıldığım hiç bir yer olmadı. Olumsuz herhangi bir yorumum yok kitapla ilgili. Çevirmen'in ellerine sağlık diyorum çünkü kitapta yazarın yarattığı bir çok terimi hiç bir anlaşılmama durumu olmadan bize aktarmış. E bu kadar övdüm okuyun bari :) Yorumum bu kadardı. Okuyan herkese çok teşekkürler. Bir sonraki yorumda görüşmek üzere...

1 yorum:

  1. Bence de çok güzel bir kitap.Akıcı ve çarpıcı olaylar içeriyor.
    (Brandon Sanderson un Fırtınaışığı arşivini de okumalısın.)

    YanıtlaSil