28 Ağustos 2015 Cuma

Ağustos 2015

Ağustos Ayında Okuduklarım


Asude - Beni Sev Diye
Asude'nin basılan beşinci kitabı olan kitabı olan Beni Sev Diye
yazarın ikinci historical romanı. İki farklı çiftin hikayesi anlatılıyor. Bradley ve Kristy ile Matt ve Lilybeth.
Kitabı nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama muhteşem olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Historical sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. 
Puanım: 5/5


Mia Sheridan - Başka Dilde Aşk

Şu zamana kadar okuduğum en güzel en değişik aşk hikayesiydi. Geçmişinden kurtulamamış olan bir kız ile yine geçmişinde yaşadığı olaylar sebebiyle kendini insanlardan ve hayattan soyutlamış kimseyle bağlantı kurmayan dilsiz bir erkeğin hikayesi. 
Bree'nin babası gözünün önünde öldürülmüş ve kendisi de ucuz kurtulmuş. Bunun travmalarını hala yaşıyor. Geçmişinden kaçmak için küçükken geldikleri bir kasabaya tatile geliyor ve gizemli saçı sakalı birbirine karışmış Archer ile tanışıyor ve okuyabileceğiniz en masum aşk başlıyor. 
Archer. Ahh Archer. Nasıl tatlı nasıl güzel bir karakter. Bree'de bayıldığım kadın karakterlerden. Ayakları yere sağlam basan, karakterli bir kızdı. Fazla bir şey anlatmak istemiyorum çünkü ben de bir şey bilmeden başladım ve çok memnun kaldım. Kesinlikle tavsiye ederim.
Puanım: 5/5


Colleen Hoover - Çirkin Aşk

Tate abisinin yanına geldiğinde önce asansördeki tuhaf amcayla sonra da aşırı yakışıklı ancak geçmişine tutsak olmuş Miles Archer ile tanışır. İkisinin de aşka ayıracak zamanı yoktur ve bu nedenle bir anlaşma yaparlar. İki kural vardır. Aşk yok. Geçmişle ilgili sorular sormak yok. Bu şekilde başlayan ilişkileri Tate'in kendini Miles'e kaptırmasıyla sekteye uğrar. Tate için sadece seks yeterli olmamaya başlar. Ama Miles'in onu hayatına sokmaya niyeti yoktur. Konu genel olarak bu. 
Benim düşüncem bu kitabın Umutsuz kadar iyi olmadığı. Ama kötü değildi kesinlikle. Tavsiye ederim. Filmi çıkmadan kitabı okuduğum için de ayrıca mutluyum ve Nick tam bir Miles. Tip olarak bence cuk oturmuş. Umarım filmi de kitabı gibi güzel olur.
Puanım: 4/5


Jessica Shirvington - İki Hayat Arasında

Sabine bir günü iki kere yaşıyor.
İlk hayatında eczacı bir ailenin kızı. Küçük bir kız kardeşi var. İkinci hayatında ise çok zengin bir ailenin kızı ve iki abisi var.
Kitabın sloganı beni çok etkilenişti. Mükemmel hayat mı? yoksa mükemmel aşk mı?
Sabine bazı tuhaflıklar olduğunu farketmeye başlıyor ve deneme yapmaya başlıyor. Zamanla bir hayatında yaptığı şeyin diğer hayatını etkilemediğini fark ediyor. Bu onun için büyük bir umut çünkü tek hayat yaşamak istiyor. Düşündüğü şey ise bir hayatında ölürse tek hayatı kalacağı. Bu zamanda ise ilk hayatında Ethan ile tanışıyor ve Ethan onun kalbini kazandığı gibi hayatla ilgili görüşlerini de değiştirmeye başlar. Kitabın konusu en genel şekliyle bu. Bazı yerlerinde sıkılsam da güzel bir kitaptı. Sonuyla beni ters köşe yaptı ve çok güzel oldu. İyi ki yapmış yazar bize böyle bir sürprizi.
Puanım:4/5


K. A. Tucker - Lanetli

Evalangeline yalnızlık çeken bir kız. Yağmurlu bir gecede ona yardım eden Sofie ile tanışıyor ve onun arkadaşlığına sığınıyor. Onunla birlikte Manhattan'a gidiyor ve burada aşırı lüks bir hayata başlıyor. Rüyaları ve çevresindeki insanlar oldukça farklı davranmasına rağmen o lüks içinde bunu farketmiyor ancak zamanla olaylar patlak veriyor kimseye güvenmemeye başlıyor hatta kendine bile. Öğrendiği gerçeklerle sarsılan Evangeline'inin belli bir zaman sonra tek amacı diğer diyardaki aşık olduğu adamı ve arkadaşlarını kendi dünyasına getirmek. 
Oldukça farklı bir kitaptı ama beni içine alamadı. Belki benim okuduğum dönem sebebiyle böyle oldu bilmiyorum ama çok bayılmadım ve sonu da beni pek tatmin etmedi. İkinci kitabını alır mıyım bilmiyorum.
Puanım:3/5


Julie Berry - Bir Sır Saklı İçimde

Judith'in hayatı dört yıl önce arkadaşı ile buluşmak için çıktığı gece değişti. Önce arkadaşının öldürüldüğünü görür sonra ise onun için kabus dolu günler başlar. Evine döndüğünde konuşamamaya başlar. Dili kesilmiştir. Annesi ona insan gibi davranmamaya başlar. 
Şiirsel ve akıcı bir anlatımı var. Özellikle Judith'in karşılıksız aşkını okurken ben çok duygulandım. Judith'in savaş sırasında insanlarını kurtarmak için yaptığı fedakarlık da muhteşemdi. Zamanı tam olarak belli değil. Konuyu çok fazla anlatmak istemiyorum ama gerçekten güzel bir kitaptı. Kısa olmasına rağmen insanı doyuran kitaplardan biri. 
Puanım:4/5


Elizabeth Hoyt - Çirkinin Aşığı

Anna eşini kaybetmiş, kayın validesiyle yaşayan fakir bir duldur. Maddi durumları gittikçe kötü duruma geldiğinde Anna'nın çalışmaktan başka şansı kalmaz ve Kont Edward'ın sekreteri olarak işe başlar. Çiçek bozuğu yüzünden vücudunda bazı bozukluklar olan Edward sert ve zorlu bir adamdı. Anna ile Edward arasındaki çekim inkar edilemez boyuta geldiğinde ise Anna Kont'un gittiği Afrodit'in Mağarası adlı geneleve gidip adamla bir gece geçirmek ister.
Konu bu şekilde ilerliyor ve gerçekten akıcı güzel bir anlatımı var. Dönemle ilgili bir çok bilgi de veriliyor kitapta. Pudralama olayı.. 
Sadece bu hikayeden bahsedilmiyor aynı zamanda da Kuzgun Prens masalı da bölüm başlarında veriliyor ve o da oldukça etkileyici bir masal.
Puanım: 4/5


Ayşe Ebru Tezcan - Aşk Ateşi

Jamir'den sonra Dubai'li iş adamlarına olan merağım artmıştı. Bu kitabın arkasını okuduğumda da oldukça çekişmeli bir aşk hikayesi olduğunu anlamıştım. Serap bir turist rehberi. Bir gün Dubaili bir iş adamına rehberlik yapacağı söyleniyor. Serap'ın beklediği kişi kesinlikle Omar değil. Omar gece karası saçları masmavi gözleriyle acayip yakışıklı bir erkek. Serap ondan etkilense de Omar'ın keskin tavırları onun hiç hoşuna gitmiyor ve ona gönderdiği hediyeyi neredeyse gidip kafasında parçalıyor. Ama zamanla tekrar karşılaşıyorlar ve Omar yaptığı hatayı telafi etmek ve Serap'ı kazanmak elinden geleni yapıyor ve kızı kapıyor. Kitapta eksik bir şey vardı. Neydi bilmiyorum ama tamam bu olmuş diyemedim. Belki çok uzun bir zaman diliminde geçtiği öyle geldi. Yinede akıcı bir dili vardı. Kolay okunan bir kitaptı.
Puanım: 3/5


Fatih Murat Arsal - İki Renk Aşk

Vural Afrika'da geçirdiği bir hastalık sebebiyle saçları griye dönmüş, gri gözlü, yangın nedeniyle vücudunda yanıkları olan zengin ve tuhaf görüntüsüne rağmen yakışıklı bir adam.
Aysun ise şımarık bir zengin kızı. Vural'ın yeğeni Gürkan'a aşık. Bir gece Gürkan sanıp Vural'ı öpmesiyle başlıyor karmaşık ilişkileri. Aysun her fırsatta ondan iğrendiğini belli etse de hayatında hiç Vural'ı öperken hissettiği şeyi hissetmediği için şaşkınlık yaşıyor. Bu sırada Vural'ın beyefendi tavırları ve onunla ilgilenmeyişinden farketmese bile etkilenmeye başlıyor. Yavaş yavaş kalbine yerleşen bu duygunun bir sebebi de Gürkan'ın sürekli Aysun'dan kaçması. Sonradan bunun sebebini de öğreniyoruz. Benim sevdiğim bir kitaptı. Ben mükemmel kararkterlerdense böyle hasarlı karakterleri seviyorum. Ayrıca Aysun'a sinir olmama rağmen kitap heyecanından birşey kaybetmedi. Sonuna kadar okuttu ve gerçekten doyurucu bir kitaptı. Gürkan'la Ayça'yla gittikçe güzelleşen hikayede bazı karakterlerden nefret etsem de genel olarak kitap güzeldi ve ben tavsiye ediyorum. Kitapta Selim ve Kara'dan da bahsediliyor. Onların da kitaplarını okumayı düşünüyorum. Tavsiye edebileceğim bir kitap.
Puanım: 4/5


Meral Kır - Yolum Aşka Düştü

Meral Kır'ın okuduğum ilk kitabı Yolum Aşka Düştü. Sena başarılı bir akademisyen ve küçüklüğünden beri Ahmet Sancaktar'a aşık. Ahmet ise iflah olmaz bir çapkın. Sena'yı önce öpüp sonra 'Pardon. Ben senin ağabeyin sayılırım.' diyen bir adam. Kitap geçmişe gidip gelmelerle birlikte gelişiyor. Düğün sahnesi ile başlayıp iki yıl önceye geçiş yapıyor. Sena'nın bir öğrencisinin ölümü onu çok sarsıyor ve aslında Ahmet'in kardeşi Asya'yı arayacakken telefonunu Ahmet açıyor ve Ahmet'in kendini onu koruyacağına adaması üzerine yakınlaşmaları başlıyor. Ama Sena'nın başına gelen olaylar nedeniyle aralarında gelişen şeylerin bile farkına varacak duruma gelemiyorlar. Ancak belli bir zamandan sonra kendilerine hakim olamadıklarında hayatları iyice arap saçına dönüyor. Konu genel olarak bu. Bazen Sena'ya çok kızsam da kitap boyunca psikolojisinin pek normal olmaması bir yerde onuda anlamamızı sağlıyor. Kitap güzeldi ve bundan önce çıkmış olan diğer iki kitabını da okumayı düşünüyorum. 
Puanım: 3/5

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder