27 Ocak 2015 Salı

Fatih Murat Arsal - Ismarlama Bebek Kitap Yorumu


Merhaba. Nasılsınız? Ben iyiyim. Bu ara baya iyi kitap okuyorum. Günde 1 kitap bitiriyorum. Bunda küçük kuzenlerimin gelip tabletlerine milyonlarca oyun indirip internetimi mahvetmesinin de büyük katkısı var. Televizyonda birşey yok, internete zaten giremiyorum bende dedim en azından kitap okuyacak rahat ortam oluştu. Verdim kendimi kitaplara.. D&R siparişim geldi bugün. Bu kitapta siparişimin içindeydi. Unutmadan söyliyim D&R da 9.90 kampanyası var ve gerçekten güzel kitaplar var tavsiye ederim. Neyse artık kitaba geçebilirim. :) Bu benim okuduğum ilk Fatih Murat Arsal kitabıydı. Kötü müydü? Hayır değildi. Iyi miydi? Eh iyi sayılabilir. Klasik türk filmi tadında bir kitaptı. Konu şöyle.. Asıl kızımız Vildan aşkı hiç tatmamış ama çok çok güzel. 3 yıl önce üniversite sınavını kazandığı zaman o gazla babasına haber vermek için onun şirketine gidiyor ve toplantının ortasına dalıyor. Ama odada toplantı olduğunu gördüğünde babasını dışarı çağırıyor. Yani odada toplam 2 dakika bile durmuyor. Bunu odada babasının ortağı Turgut Ataman Çeliker görüyor ve görür görmez aşık oluyor. Ama kız daha çok genç olduğundan bekliyor. 3 yıl sonra babası ikisinin görüşmesini istiyor. Asi kızımız Vildan bu adamı yaşlı sandığı için mankenlik ajansı olan kuzenini arayıp ona sevgili numarası yapacak bir manken göndermesini istiyor. Çünkü evlenmek istemiyor hele böyle görücü usulü gibi hiç hiç istemiyor. Neyse Cafe'ye bir adam giriyor bunu manken sanıyor ve durumu anlatıyor. Ama bilin bakalım bu yakışıklı kim? Tabiki Turgut. İşte klasik türk filmi. Neyse bu başta anlamıyor falan durumu anlatıyor. Ama adam çok yakışıklı kendisininde yanındaki arkadaşınında dibi düşüyor. Neyse adam masadan kalkmak için 5 dk izin istiyor. O arada Vildanın babasını arayıp ona işi çıktığını gelemeyeceğini söylüyor. Babası Vildan'a haber verince tabi kız kızıyor işte beni burda bekletti falan diye. Neyse Turgut giderken hem numarasını telefonuna kaydediyor hemde kızı öpüyor. Kız tabi şok yaşıyor. Neyse sonra akşam eve gidince kuzeni arayıp mankenin kafeyi bulamadığını söyleyince kız duruma Uyanıyor. Adam onunla buluşmak istiyor. Kız istemiyormuş gibi davranıyor. Ama öpüncede karşılık veriyor. Biraz tuhaf yani. Neyse adamın babası hasta o yüzden hemen biriyle evlenip çocuk yapmaları lazım. Burası da klasik. Vildan önce kabul etmiyor sonra ısrarlara Dayanamayıp kabul ediyor. Ama olayın en başından beri adamdan nefret ettiğini, onu zorladığını söylüyor. Olay kısaca bu. Şimdi gelelim yorumuma. Kitap hemen hemen 500 sayfa. Bu saçma nefret oyunu son 40 sayfaya kadar Sürüyor. Artık hani anla adama da açıkla sevdiğini, hay ben senin gururuna gibi duygularla gidip gelirken bütün tırnaklarımı yedim. Acayip sinir oldum. Şu an yazarken bile bir sinirlendim. Neyse son 40 sayfada itiraf ediyor sonunda bir rahatlama geliyor. Son 20 sayfa da ise sadece sonsuza kadar mutlu yaşadıların uzatılmış halini okuyoruz. Ben karakterlere ısınamadım. Çok zorlama geldi Özellikleri bana. Kitabı okudum ama öyle bayılmadım ne biliyim okumasam da olurmuş gibi oldu. Adam çok aşık ama sevgilisinden ayrıldığını karısına söylemiyor falan ne biliyim Saçma. Yan Karakterler konusunda bir tek Turgut'un annesi biraz daha yakın geldi. Yan karakterleri de sevemedim. Bilmiyorum yorumum bu kadar. Okuyun yada okumayın diyemem. Isteyen okusun ama bana hak vereceğini düşünüyorum okuyanların. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok iyi bakın. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder